|
Biz nerde yanlış yaptık? (17.02.2010 tarihli Star Gazetesinde yayınlanmıştır)
Seviye Belirleme Sınavı (SBS), her eğitim yılı sonunda Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yapılan bir sınavdır. 6, 7 ve 8. sınıfta olan öğrencilerin tamamına yakını bu sınavlara girerler. Aslında bu sınava girmek zorunlu değildir ama buna rağmen girmeyen öğrenci sayısı çok azdır.
Yani artık hem öğrenciler hem de velileri tarafından benimsenmiş sınavlardır. Bu sınava göre çalışma planı ve tatil planı yapılır. Her sınav gibi kaygı vericidir. Ergenlik yaşındaki çocukları gerer ve üzer ama kabullenilmiştir. Çünkü bilinir ki pasta küçük ama ondan pay almak isteyenler çoktur. Daha yüksek nitelikli bir okulda okumanın yolu bu sınavdan geçer. İyi bir lise, iyi bir üniversitenin yoludur. Bu nedenle sıkıntılara katlanılır. Seçimin adaletli yapılacağına dair kuşku yoktur. Sıkı bir çalışma ve ardından başarılı bir sınav gelecek için iyi bir düzenlemedir.
MEB adına bu sınavı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (EĞİTEK) hazırlar ve uygular. Sınavlar, değerlendirmeler, tercihlerin alınması ve yerleştirmeler bu sistemi oluştururlar. Uygulamalar başarılıdır. Sınavlardan sonra yapılan değerlendirmeler ve elde edilen sayısal veriler de kamuoyu ile paylaşılır.
2009 yılında yapılan 6. sınıflara ait SBS’nin sayısal inceleme verileri sizine paylaşmak istiyorum. Yukarıda yaptığım tüm açıklamaların amacı bu idi. Yorumu yazının sonuna bırakıp verilerin en önemli bölümünü aktarayım. Türkçe testinde sorulan 19 sorunun ortalaması 7,23 olarak elde edilmiş. Matematik testinde sorulan 16 sorunun ortalaması ise 2,38. Söz konusu ortalamalar tüm ülkedeki sınava giren öğrencilerin ortalamalarıdır. Fen Bilimleri testinde sorulan 16 sorunun ortalaması 6,39 ve Sosyal Bilimler testinde sorulan 16 sorunun ortalaması ise 6,39. Yani Fen testi ile aynı. Bu sınavda ayrıca 13 tane yabancı dil sorusu da sorulmuş ve ortalaması 5,5 olarak açıklanmış.
Sayıları görmek yetmez bu tür durumlarda. Onları okumak da gerekir. Yani yorumlamak, analiz etmek gerekir. İlk söylenecek söz toplam 80 sorunun sorulduğu bu sınavda ortalamanın toplam 27,89 olmasıdır. Bu düşük bir başarıdır. Bu bir fotoğraftır ve biz eğitimcilerin bu fotoğrafı iyi okumamız gerektiği açıktır. Özellikle, ben de dahil olmak üzere tüm matematikçilerin en düşük ortalama olan 2,38 üzerinde defalarca kafa yorması gerekmektedir. Bunun nedenlerini bulup gerekli önlemleri almamız şarttır. “Sorular zordu” gibi komik gerekçeler inandırıcılıktan uzaktır. Çünkü sınav özenle hazırlanmış ve yüksek nitelikli bir sınavdı.
Sayılara ait ikinci bir yorum ise bu yıl sınava ilk kez girecek 6. sınıf öğrencileri için yapılabilir. Canınızı çok sıkan ve sizi kaygılandıran bu sınavda sorulacak 80 sorudan 30’unu doğru yaparsanız Türkiye ortalamasının üstüne çıkarsınız. Bu size iyi bir okul kazandırmaya yetmez ama bozulan moralinizi biraz düzeltebilir. Böylelikle sınava yönelik hazırlıklarınızı biraz daha arttırmanızı sağlayabilir. Gözünüzde büyüttüğünüz sınavın ortalamasının böylesine düşük olmasının tek yararı da bu olabilir. Demek ki kaygılanacak çok fazla bir şey yok. Demek ki 50 -60 soru yaparsan bayağı başarılı olacaksın ve öne geçeceksin. Yani bu sonuçlardan kaygılanması gerekenler öğrenciler değil öğreticiler olmalı. “Ben nerde yanlış yaptım” sadece bir şarkı sözü olmamalı bizler için. Hem kendimize hem de birbirimize bunu sormalıyız. Memleket bizden bunu istiyor.
Cihat Şener |