sınav duyuruları
Cihat Şener, Star Gazetesinde...
"HAYATIMIZ SINAV" kitabı çıktı.
Cihat Şener
TRT yayın saati bilgisi Cihat Şener
Cihat Şener
Cihat Şener
anasayfa haberler program puan hesaplama kılavuzun türkçesi bize ulaşın
haber detayı

Üniversiteler iş bulma kurumu değil (06.01.2010 tarihli Star Gazetesinde yayınlanmıştır)

Her sınav, sınava giren için bir kaygı kaynağıdır. Hem sınava giren için, hem ailesi için. Acaba bunu bilen binlerce öğrenci neden sınavlardan vazgeçmez? Çünkü bildiği bir şey daha vardır; eğer başarılı olursa yaşamı ve geleceği daha iyi şekillenecektir. Duyacağı kaygıya rağmen sınava girmek için yaklaşık 10 milyon öğrenci hazırlık yapıyor bugünlerde.



Aileleri ile birlikte sınav kaygısını yaşayacak insanımızın sayısı 30 milyonu bulacaktır. Bu sayının yaklaşık 4 milyonunu oluşturan ve henüz ilköğretimde olan öğrenciler SBS’ye hazırlanıyorlar. 1.5 milyonu ise YGS’ye. Diğerleri ise DGS, KPSS, UDS gibi sınavlara.

Bu kaygılar ortadan kaldırılamaz mı? Yani sınavlar olmadan her öğrenci istediği okula gidemez mi? Bugünkü şartlarda olacak bir iş gibi gözükmüyor. Peki her öğrenci üniversite okumalı mı? Cevabım kesinlikle evet. Hem ülkemiz gerçekleri hem bilgi toplumu olma zorunluluğu bunu gerektirir. Denilebilir ki “Ama üniversite mezunu pek çok işsiz var.” Doğrudur ama bu başka bir konu ve açmazdır. İş yok diye insanların önüne yeni bir engel koyulmamalıdır. Ayrıca üniversiteye okumaya gitmek, iş kurumuna başvurmak anlamı taşımaz. Üniversite sonrası yeni çözümler yaratılabilir. Bizim işimiz her öğrenciye üniversitede okuyabilme fırsatını yaratmaktır. Eğer o öğrencinin hacmi bu öğretimi kaldıramıyor ise zaten okul bırakılacak ve başka çözümler aranacaktır. Ama liseyi bitirmiş bir gencin önüne yasaklar koyarak onun üniversite okumasını kısıtlamak en azından “eğitim hakkını” gasp etmektir.

Benzer soruyu ilköğretimdeki öğrenciler için de sorabiliriz. Hepsi Fen Lisesi’ne veya Anadolu Lisesi’ne gitmek zorunda mı? Elbette hayır. Zaten bu gerçekleşemiyor. Ama ilköğretimi bitiren her öğrenci ortaöğretime devam etmelidir. Hiç kimsenin “Bu çocuk okuyamaz. Alın bunu” deme hakkı yoktur. Bizler ona eğitim ve öğretim fırsatını vermekle yükümlüyüz. Olmayacağına ancak kendisi karar verebilir.

Dünyanın gelişmiş pek çok ülkesinde çocukları okula çekebilmek için değişik sosyal programlar uygulanıyor. Okulu ve okumayı sevsinler ve iyi bir eğitim alabilsinler diye. Oradaki çocuklar buna isteksizler. Bizim ülkemizde ise çocuklarımız okumaya hazırlar ve bizden tek bir şey istiyorlar; yasalarla, yönetmeliklerle önlerinin kesilmemesini ve kendilerine fırsat verilmesini. Sınavlara ve yaşayacakları sınav kaygılarına rağmen bunu istiyorlar. Bunu hem kendileri için, hem aileleri için, hem de ülkeleri için istiyorlar. Genç nüfus bu ülkenin en önemli gücüdür. Bu gücü doğru yerde, doğru zamanda ve doğru şekilde kullanmamız gerekiyor. Onların okuma istekleri son derece masum, haklı ve kutsal bir istektir. Bunu karşılamalıyız. Ülkenin tüm gücünü kullanarak çocuklarımızın daha iyi eğitim alabilme isteklerini karşılamalıyız. Onları bu konuda korkutmamalı ve küstürmemeliyiz. Teşvik etmeliyiz. Yüreklendirmeliyiz. Yeni ilkokullar, ortaokullar ve liseler açmalıyız. Onların müfredatlarını çağdaşlaştırmalıyız. Yeni aklı başında öğretmenler yetiştirmeliyiz. Yeni üniversiteler açmalı, açık olanların niteliklerini artırmalıyız.

Böylelikle hazırlık aşamasındaki milyonlarca genç insana moral vermiş ve onların sınav kaygılarını da azaltmış oluruz. Bu konu hepimizin sorumluluk alması gereken bir konudur. Çünkü söz konusu olan hepimizin geleceğidir.

Cihat Şener (06.01.2010 tarihli Star Gazetesinde yayınlanmıştır)

Bu haber tam 440 kere okunmuş

Tüm haberleri okumak için tıklayınız
TRT